Civaya aşıktım!
Sıradanlığı sevmiyorum galiba. Geçen gün eski kimya kitaplarımdan birini buldum ve aklıma geldi, en sevdiğim metal de civaydı. Tek sebebi de sıvı olmasıydı. Azotu da havada 78% oranında bulunmasından mütevellit sevmezdim mesela. (lütfen manyak olduğumu düşünmeyin, o sıralar çok fazla çalışmam gerekiyordu ve sadece bu durumu eğlenceli hale getiriyordum)
Aslında bu sıradanlık meselesi elementlerle uğraşırken çok kolaydı, neticede element dediğin şey aynı atomları kapsayan bir madde. Atom dediğin de klasik kimyanın “en küçük parçacık” dediği şey. (klasik kimya dedim, quark argümanlarıyla gelmeyiniz) Bu durumda element dediğin hep aynı hep aynı. Bir kere özelliklerini gördün mü olay bitiveriyor. Sen de hangisini seviyorsun hangisini sevmiyorsun karar verebiliyorsun, tekrar sorguylamaya bile pek gerek yok.
Ne yazıktır ki insan dediğin element değil. Sıradan olma yani benim tanımıma gore genele paralel olup farklılık yaratmama hem çok kolay hem çoz zor. Eğer birileri genelin tanımını yapabilirse hayat çok kolaylaşır ama maalesef kime gore neye goreden ileri gidemeyecek bir yerde olur. Bu yüzden sosyolojiden destek alan bilgileri sadece “mass marketing” için kullanınız, one-to-one marketingde ise kişilere element muamelesi yapmayı bırakmak gerek.
Yoksa “how to lose a person in ten days” sorusunun yanıtını çok rahat bulabilirsiniz:)

1 Comments:
Hayatım boyunca hiç hangi elementi seviyorum diye düşünmedim! Tebrik ediyorum seni :)
Yorum Gönder
<< Home