McDonalds gibisi yok!
Kara'nın Mcdonalds yorumundan sonra farkettim ki 4P'yi biraz ihmal ettim. 4P'den place hakkında biraz konuşalım diyorum.
Place aslında "satış/dağıtım kanalı" olarak düşünülebilir. McDonalds'ın harcamalarının çoğunu da şubelerini nereye kuracağını optimize etmek üzere kullanması bana çok normal geliyor. McDonald's nedir? Bir fast food lokantasıdır. Yani hemen yiyip kalkmak isteyen insanların zamanının da çok az olacağını varsayarsak "ulaşılabilirlik" bakımından kendisini optimize etmesi çok normal. Yani McDonalds ne sattığını, kime satacağını bilmekte buna göre çeşitli kriterler kullanarak "lokasyon" belirlemektedir. Neye bakıyorlardır, birim zamanda o yerden geçen yaya ve araba sayısına, başka bir McDonalds'a uzaklığına, şube açacakları yerin insan/yeme kültürüne vb...
Kendimizi de düşünürsek, nasıl biri olduğumuzu ve hedef kitlemizin ne olduğunu çözdüğümüzde iş bizim zevk alacağımız ve hedef kitlemizi de bulabileceğimiz yerleri keşfetmeye kalır ki bence maalesef Türkiye bunun için çok kısır bir ülkedir. Yerlerin çoğunun populist "piyasa" olmasından kaynaklı bir kimlik problemi olduğu aşikardır. Kendinizi en rahat konumlayabileceğiniz kelimeler ise "ticky", "rockçı" olabilir mesela.
İşin komik tarafı ise eğer kendinizi konumladığınız yerle o yere giden hedef kitle aynı değilse yaşanacak olaylardır. Misal siz "Reina" adamısınızdır ve materyalizmden nefret eden birisini aramaktasınızdır. Daha çok arayacağınızı belirtmek zorundayım:)
Olaya mekanı bırakıp daha geniş bir bakış açısıyla şehir veya ülke açısıyla bakarsak, iş değişir tabi. O zaman "yola çıkalım!" yazısına geri dönmek gerekir.

0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home