İlişkilerde 4P - bölüm 1
Birisiyle tanışıp ilişkiye başlayamamamın önemli konularından biri olarak insanların kendini konumlandıramaması olarak görüyorum. Çok klasik bir laf olan "Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol" aslında uygulanması gereken bir tekniktir.
Pazarlamayla çok uzaktan da olsa ilgisi olan çoğu kişi 4P kuralını bilir. "Product (ürün), price (fiyat), place (yer-satış kanalı) ve promotion (reklam-kampanya-PR gibi tanıtım aktivitelerinin bütünü) " dörtlüsünün kombinasyonu olarak özetleyebiliriz. Hedef kitle tanımına da biraz yakın olduğunuzu varsayarak şöyle bir benzetme modeli izlemek istiyorum.
Önce kendimizi tanıyalım veya tanıyormuş gibi yapalım. Kendimizi bir ürün olarak algılarsak, ne olduğumuzu, karşı tarafa ne geçirdiğimizi az çok bilebiliriz.
Varsayalım ki bir mısır cipsiyiz. Bu durumda cips sevmeyen kimseler büyük ihtimalle bizimle ilgilenmeyeceklerdir. Cips sevip, patates cipsini sevenler ise büyük ihtimalle patatesi almayı tercih edeceklerdir. Belki markette patates kalmadıysa mısıra dönme ihtimalleri olabilir, ancak yine de öncelikli hedef kitle aslında mısır cipsi sevenlerdir.
Hedef kitlenizi tanımladığınızda biraz ilerleme katdetmiş oluyoruz. Ancak şu ana kadar bile gayet felaket oluşturabilme durumundasınız. Sizce bu şartlarda "Nasıl bir ilişkiye başlanmaz?" Eğer kendinize mısır cipsi deyip, paketinizin içinden patates cipsi çıkarsa! Bu durumda ne sizi mısır cipsi zanneden mısır cipsi sever memnun olur, ne de siz hitap etmeniz gereken hedef kitleye yani patates cipsi sevenlere hitap edebilirsiniz!
Bununla ilgili en esprili örnek sadece mahrem yerlerinin kapanacağı kadar dekoltelere bürünüp çevresine şuh bakışlar atan hanfendilerin bir şeyler ilerlemeye başladığında "Gösteririm ama elletmem" repliğini benimsemeleridir:)

